Sosyal medyanın yükselen yıldızı Simay Özyiğit “Worldofsimay” bilinmeyenlerini anlattı!

Günümüz teknoloji çağında her gün karşımıza çıkan ve paylaşımları ile binlerce kişiyi etkileyen sosyal medya dünyasının adından sıkça bahsettiren ismi Simay Özyiğit ile yaptığımız çok özel röportaj. Özyiğit bu röportajında bir çok kişiye sosyal medya nasıl kullanılırın ince detaylarını ve nasıl dikkat çeken sosyal medya dilini kullanmalıyızın cevaplarını bulacaksınız.

İŞTE!! Simay Özyiğit ile yaptığımız çok özel röportaj!!!

Simay Özyigit’i biraz tanıyalım. Parlayan anne Influencerların içindesiniz. Bu nasıl bir duygu? Influencer nasıl olunur?

Kuzey doğduktan sonra influencer hayatımda kırılma noktası yaşadım diyebilirim. Influencer, sahip oldukları sosyal medya ve dijital kanalları aracılığı ile herhangi bir ürün ya da servis hakkındaki yaşadıklarını, deneyimlerini takipçileri ile paylaşmaları yoluyla tanıtım ve pazarlama aktiviteleri yapan, belirli bir topluluğu etkileme ve yönlendirme gücüne sahip kişi, kişiler ve gruplara influencer denir. Daha doğrusu Dijital Influencer!

Bugün toplumda kabul görmüş ünlü kişilere ek olarak bilgisayar oyunlarını çok iyi oynayan bir lise öğrencisi, harika yemek tarifleri hazırlayan bir ev hanımı veya gezdiği yerlerin video ve fotoğraflarını paylaşan bir gezgin internetteki sosyal medya hesapları sayesinde çok hızlı bir şekilde milyonlarca takipçiye ulaşıp, dünyaca ünlü bir internet ünlüsü haline gelebilmektedir. Kısacası influencer olmak için TV’lere çıkmaya artık ihtiyacınız yok. İnfluencer olmak için iyi bir görsel zekanız, içerik yazabilecek bilgi dağarcığınız ve her dakika telefonla haşir neşir olmayı seven bir yapınızın olması gerekir.

Sizi, stilinizle ve yaşam tarzınızla ve güzel ailenizle geniş kitlelere hitap eden ve örnek alınan bir Influencer olarak tanıyoruz. Influencer olma fikri nasıl doğdu? Bize hikayenizi anlatır mısınız?

Bu işe başlamadan önce 9 Eylül İİBF ‘dn mezun olduktan sonra Adecco’ya başvuracakken Adecco’nun yanında yer alan Sky Tv’ye iş başvurumu yaptım. Hayalim hep program sunmak ve sunuculuk yapmaktı. Sky Tv’ye cvmi bıraktıktan 1 gün sonra arandım. Ben program sunmak istiyordum ama reklam departmanında boşluk vardı. İşin mutfağını yani satış kısmını da öğrenmek istemiştim. Teklifi kabul ettim. Başladıktan sonra bir şekilde hayalimi gerçekleştireceğimi biliyordum. Reklam işini de çok sevmiştim. Hatta baya da bir başarılıydı yeni başlamama rağmen. Reklam Müdürü Alptekin Düven’in de satış yeteneğimi keşfetmemde emeği büyüktür. Birgün program müdürü Oya Pardak’ın da dikkatini çektim. Bu kıza program sunduracağım dedi Alptekin Bey’e. Hayallerim gerçek mi oluyor derken yaşadığım heyecanı anlatamam. Yine sandığım kadar kolay bir süreç olmamıştı. Reklam müdürüm de benim farklı bir departmana kaymamı istemiyordu ama orta yolu buldular. Hem sponsorlarımı kendim buluyordum hemde ilk programım olan “Çocukça” programını sunmaya başlamıştım. Çok güzel deneyimler yaşadığım tv hayatımdan sonra Sports International’da program koordinatörü olarak işe başladım. Tv hayatıma devam edebilmem basamak atlamam için İstanbul şarttı ama ben doğduğum şehir İzmir’den üniversite tercihi yaparken bile ayrılmamıştım. İzmir’deki tv hayatından da tahmin ettiğim ve istediğim rakamları kazanmam imkansızdı. Daha iyi bir teklif olan Sports International’da kariyer basamaklarım başladı. Satış Müdür Yardımcısı olduktan sonra Swissotel’den teklif geldi ve orada da Satış Müdürü olarak görevime devam ettim, ta ki hobim olan sosyal medya mesleğim olana kadar. 5 yıl Swissotel’de çalıştıktan sonra risk olan ama kendimi mutlu hissettiğim işimi yapmak istiyordum. Instagramım zamanlarda baya aktifti. Hatta tanınırlığım oteldeki mesleğimin önüne geçmiş durumda idi. Bu durum yönetimle de sıkıntı yaşamam neden oluyordu. Sonunda kararımı verdim. Ben instagram ve sosyal medya da büyümek istiyorum dedim. Zaten aldığım satış eğitimleri verdiğim oryantasyonlarla sektörü tanıyordum. Kurumlara değil kendime çalışacaktım ve kendi işimin patronu olacaktım. Bundan daha güzel ne olabilirdi ki? İş hayatımı sonlandırdıktan sonra şahıs firmamı kurdum, yasal olarak prosedürlerimi tamamlayıp sekötüre artık ben de varım dedim. Çok zor olan bir yerden başladım. Çünkü ben bir yerlere gelene kadar hali hazır da bir yerlerde olan bloggerlar vardı. Çalıştım, ürettim ismimi yarattım, benim ulaşmak istediğim firmalar artık bana ulaşmaya başlıyordu. Derken bugüne geldim şuanda 203 bin takipçim var. Her biri benim için çok kıymetli onlarla artık bir aile gibiyiz, gerçekten ötesi olmayan şahane bir duygu. Tanımadığım ama dışarda görüp selam veren sarılan insanlarla aranızda değişik ama çok güzel bir bağ oluşuyor.

İlk hangi paylaşımla dikkat çektiniz? Kırılma anı neresiydi?

İlk annelik sürecimi yaşadığımda Kuzey’le paylaştığım fotoğraflar çok dikkat çekti. Kırılma anım daha doğrusu büyüme anım anne olduktan sonra başladı. O yüzden hem llife style hem de anne blogger oldum. Sayfamı ciddi bir bayan ve anne kitlesinin takip ettiğini öğrendim. Onlara tecrübelerimi, tecrübesizliğimi mutluluğumu üzüntümü sorularımı yaşadıklarımı anlattıkça bir baktım kendim gibi inanılmaz bir kitle var. Çünkü beraber bilgi almak bilgi paylaşmak kadar güzel bir duygu yok. En basitinden anlatmam gerekirse Kuzey hastalandığında izmir’de iyi bir Kbb uzmanı aradığımda kime gittiniz dediğimde inanılmaz güzel cevaplar ve doktor ismi almış oldum. Sayelerinde en doğru doktoru da oğlum için bulmuş oldum. Artık bizim çocukluk dönemimizdeki ansiklopediler yerini Google’dan da Instagram’a YouTube’a bıraktı diyebilirim.

Sosyal medyada renki bir hayat sürdüğünüz görünüyor. Eşiniz ve çocuğunuz bunu nasıl karşıladı?

Eşim benden çok alakasız ve zor bir sektörde. Kendisi bir pilot . Ben instagramda bu kadar aktifken onun instagramı bile yok desem. Hatta bazen takılıyorum bir like ve yorumum senin yüzünden eksik diye. Serkan başlarda garip karşılıyordu. Sektörün çok dışında ,eşi elinde sürekli telefonla. Sürekli mailleşme ,fotoğraf çekme paylaşma ve içerik derdinde. Gerçekten empati yaptığımda zor bir durum eşler için kabul ediyorum. Ama herseyini dengede tutarsanız ve bu işi keyfi değil meslek olarak yaptığınızı hissettirirseniz zaman işler kolaylaşıyor. Başta verdiği tepkileri artık vermiyor ,aksine yeri geliyor surat assa da fotoğraglarımı çekiyor, inanılmaz bir beyni var gerçekten takdire şayan analitik fikirlerde içeriklerde kendisinden yardım bile alıyorum. Kuzey’e gelince fotoğraf çekilmeyi seviyor, benimle beraber gülümseyerek karelerde yer alıyor. Yeri geliyor fotoğraf çekilmek istemiyor zaman asla kendisini zorlamıyorum. Sadece çocuğu üzerinden iş yapan biri olmak istemedim. Kuzey ne zaman isterse zaman bana eşlik ediyor. Sırf kendim istiyorum diye onu hiçbir olaya dahil etmiyorum. 4 yaşında olsa da o bir birey. Şanslı olduğum nokta oğlumunda kameraları sevmesi hatta bu yaşta taklit yeteceği inanılmaz diyebilirim.

Aynı zamanda bir annesiniz. Yoğun hayat temposundan fırsat bulduğunuz zamanlarda çocuğunuzla birlikte yapmaktan keyif aldığınız aktiveler nelerdir?

Sosyal medya hayatımdan önce yerel ve ulusal kanallarda sunuculuk yapıyordum. Hatta hamileyken bile Minik YOLCU isimli programı sunuyordum. Benim için en önemli şey oğluma onunla beraber olduğum güzel anılarımızı biriktirip o 18 yaşına geldiğinde ölümsüzleştirdiğim her kareyi ona sunabilmek. Bizim işin mesaisi olmuyor. Yeri geliyor sabah uyanır uyanmaz mail atmanız gerekebiliyor, yeri geliyor herkes eğlenirken siz o anı yaşamak yerine en iyi şekilde ölümsüzleştirmeye çalışıp en iyi pozu yakalamanız gerekebiliyor. Çocuğunuzla en özel andan bile yeri geliyor zaman çalıyorsunuz. Ama ben şirketimi kurduktan sonra artık işlerimi rayına oturttum. Kuzey’le belki 24 saat zaman geçiremiyorum belki ama akşam olduğunda bilgisayarımı telefonumu bir kenara bırakıyorum 1saat bile olsa onunla beraber okuduğumu kitaplar, beraber yaptığımız resimler ikimize de inanılmaz keyif veriyor.

Influencer olabilmek için zaman ve mekanın önemi var mı? (Nerede yaşadığınız? vs.)

Influencer olabilmek için bence ne yaşın ne mekanın önemi var. Facebook artık annelerimizle dolu. İstatistiksel açıdan baktığımızda yaş ortalaması 50 üzeri gibi bence. Instagram 25 yaş üzeri, YouTube daha gençlerle 16-25 yaş ağırlıklı düşünüyorum. Artık ünlü olmak sanal ortamda başlıyor. Binlerce kişiye istediğiniz fotoğrafı atabiliyorsunuz, istediğiniz şarkıyı söyleyebiliyorsunuz, sesiniz güzelse yaptığınız parça veya şarkılarla bir bakmışsınız ki fenomen olabiliyorsunuz. Reymen, Ben Fero hep bu şekilde ünlenenlerden, hatta ünlülerden bile fazla takipçileri var. Burası inanılmaz bir pazar. Eğer farklıysanız iyi içerik ve görsel üretebiliyorsanız her zaman şansınız var.

Benzer biçimde, ruhunuzu beslemek ve hayatı keşfetmek adına en çok neler yaparsınız? Sevdiğiniz şehirler, gittiğiniz mekanlar hangileridir?

Ruhumu beslediğim şey kahve ve klasik müzik eşliğinde kitap okumak diyebilirim. Yurtdışı ve yurtiçi seyahatlerimde değişik yerler kültürler görmek de bana çok iyi geliyor. Sevdiğim şehirler yaşadığım şehir İzmir diyebilirim. Çok şanslıyım ki İzmir’de doğdum. Tam bir deniz aşığıyım. Yurtdışında en etkilendiğim ise Güney KORE gezimdi diyebilirim. En sevdiğim mekan diye bir takıntım yok açıkçası ama Mavibahçe Avm ‘de günümün çoğunluğunu geçirdiğin ve takipçilerimle tanıştığım için de orayı ayrı seviyorum diyebilirim.

Sosyal medya dünyasında var olmanın dayanılmaz bir cazibesinin olduğu inkar edilemez bir gerçek halini aldı. Hemen herkes hayatını Instagram üzerinden paylaşmayı seçiyor. Bayan takipcilerinize Instagram’da doğru ve ilgi çekici paylaşımlar yapmak ve daha geniş kitleler ile etkileşimde bulunmak için tavsiyeleriniz nelerdir?

Kesinlikle ilk önereceğim şey çekimlerinin özgün olması ve denenmemişi denemeye çalışmaları diyebilirim. Çünkü benzer işler kimseye artı katmıyor. Fark farkındalığı yaratabilmekte. Resim çektikleri açı ışık cümleleler içerik bile çok önemli keşfete düşmeleri için. En zor olanda 0’dan bir şeyler yaratabilmekte. Ama burası tiye bile gerek kalmadan ünlü olanlarla dolu olan bir pazar. Büyümeniz birden parlamanız bazen bir story’e bazen bir posta, bazen bir videoya bakabiliyor.

Alışverişlerinizde hangi tasarımcı ya da ürün sizin için önceliklidir? En son alışveriş listenizde neler var? Yaz mevsiminin bitmesine sayılı günler kala takipçilerinize mevsim geçişlerinde stil tavsiyeleriniz nelerdir?

Tasarımcılardan Karl Lagerfeld, Kate Spade en sevdiklerim diyebilirim. En son alışverişim, Beymen’den aldığım Moncler montum, sonbahar ve kış için çok beğendiğim bir modeli aldım. Gardırobunuzu yazdan sonbahara geçiş için hazırlarken ihtiyacınız olan tek parça varsa, o da çok yönlü ankle bot kombinleri ile şık bir tarz oluşturmak. Ben mevsim geçişlerinde mavi kotu ve beyaz gömlekleri altına stilettoları çok beğeniyorum. Ya da lazer ceket boyfriend kot da çok güzel kombin oluyor, hem şık hem de sade görünebiliyorsunuz.

Cilt bakımı ve makyaj rutininizden bahseder misiniz? Canlı ve aydınlık bir cilt ile kusursuz makyaj için takipçilerinize tavsiyeleriniz nelerdir?

Cilt bakımı gerçekten çok önemli. 30 ‘lu yaşlarımda daha bir önem vermeye başladım. Çünkü yavaş yavaş yaş almayla beraber yüzümde minik çizgilerimde oluşmaya başladı. Mutlaka gündüz ve gece kremimi kullanmaya dikkat ediyorum. Çekim yaptığım günlerde makyaj temizlemeden uyumuyorum. Ayda 1 cilt bakımı yaptırıyorum. Cildimin nemi için ritüel olarak kullandığım serumlarımı ihmal etmiyorum. Hem nemli hem de parlak bir cilde sahip olabiliyorum bu şekilde.

GazeteMAG Arşiv Haber