Pınar Gültekin’in katilinden şok iddialar! Pınar’ın evinde iki erkek bana tecavüz etti

Muğla’da Pınar Gültekin’i boğarak öldürdükten sonra varilde benzinle yakıp üzerine beton döken katil Cemal Avcı, ilk duruşmada kan donduran iddialarda bulundu. Akyaka’da Pınar’ın evinde iki erkek tarafından cinsel istismara uğradığını, o anların fotoğraflarının çekildiğini ve Pınar’ın kendisine o görüntülerle şantaj yaptığını iddia etti.

Muğla’nın Menteşe ilçesinde vahşice öldürülen Pınar Gültekin’in katil zanlısı Cemal Metin Avcı bugün hakim karşısına çıktı. 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaya Cemal Metin Avcı’nın ek ifadesi damga vurdu. Avcı ek ifadesinde, Akyaka’da Pınar Gültekin’in evinde iki erkek tarafından cinsel istismara uğradığını, o anların fotoğraflarının çekildiğini, Pınar Gültekin’in bu görüntüleri kullanarak kendisinden tehdit ve şantajla aylarca para istediğini iddia etti.

“Vücudumda eller hissettim”

Katil Cemal Metin Avcı ek ifadesinde, “İlk olarak anlattığım her şey doğru. Fakat anlatamadığım, daha doğrusu anlatmaya utandığım birçok eksik var. Hala utanıyorum yazarken. Çünkü namusum, şerefim söz konusu. Ama bunları size anlatmak zorundayım” diyerek Pınar’ın Akyaka’daki eve taşınma sürecini anlattı.

Nakliyatçıya parayı kendisinin verdiğini söyleyen Avcı şöyle konuştu: “Beni sürekli Akyaka’daki eve çağırdı. Ben de en son tamam dedim ve gittim. Eve girdim. Amacım 30 dakika oturup gitmekti. Aldığım şarabı açmaya başladı. Bana ‘evi gezsene’ dedi. Dolaştım, üst kat balkon derken, 2 bardak şarabı koymuştu. ‘Araba kullanacağım içemem’ dedim. ‘İç bir bardaktan bir şey olmaz’ diye ısrar etti.”

“İçmeye başladık. Hemen içip gideyim diye düşünürken, şarap bitmek üzereyken başım dönmeye başladı. Gözüm kararıyordu, hareketlerim ağırlaştı. Sanki nefes alamaz gibi oldum. Ne oluyor falan derken gitmişim, bayılmışım. Vücudumda eller hissediyordum.”

“Uyandığımda tüm vücudum ağrıyordu”

Avcı ek ifadesinde şunları söyledi: “Ameliyat olduğumdaki gibi bir histi. Baygındım, gözlerim açılmıyor, kendimde değildim. Kendime geldiğimde koltukta çırılçıplak yatıyordum. Pınar beni elleriyle sarıyor ‘hadi uyan, karın arayıp duruyor telefonu’ diyordu. Ayıldım, ama tüm vücudum ağrıyor. Hızlı tepki veremiyor, anlayamıyordum.”

“Hadi diyor. Karın sürekli arıyor, kalk kalk hadi diyordu. Ben ‘ne oldu’ dedim. ‘Bu halim ne’ dedim. ‘Seviştik, uyuyakaldın’ diyordu. ‘Ben asla uyuyakalmam ne oldu’ diyordum. Saat olmuş 23.30 civarı. Neredeyse 3,5 saattir kendimde değildim. ‘Ne yaptın ne içirdin bana, uyuşturucu mu hap mı’ diyorum. ‘Yok bir şey’ diyor. Ama tüm vücudum ağrıyor.”

“Söylemesi zor ama kalçamın arka bölgesi de ağrıyordu. Hesap soracaktım ama karım sürekli arıyor diye yola çıktım. Yolda karımla konuştum işle alakalı. ‘Depodaydım telefonu duymadım’ falan dedim. İş yerime gelerek Pınar’ı aradım. ‘Ne oldu ne yaptın, ne içirdin, ne yaptın sen bana’ diye. Ben yarın geleceğim uzatma yarın konuşuruz, şu bu diye telefonu kapattı. Tartıştık telefonda, telefonu yüzüme kapattı. Ben çırılçıplak sevişir gibi fotoğraf çektiğini düşünüyorum daha ötesini düşünemiyordum.”

“Fotoğrafta çıplak yüzüstü yatıyordum “

“Ertesi gün iş yerime geldi. ‘Üst kata oturalım’ dedim. Aşağıya, cam kenarına en kalabalık yere oturdu. ‘Çabuk anlat’ dedim. ‘Önce bira söyle’ dedi. Bira geldi. ‘Bunu sen istedin, benimle birlikte olup kurtulabileceğini mi sandın, sen bunu istedin. Oysa okulum bitene kadar ben burada oldukça metresin olabilirdim. Daha güzel olabilirdi. Bana bakacaktın, güzellikle değilse şimdi zorla bakacaksın.”

“Telefonu çıkardı bana 3 tane fotoğraf gösterdi. Ben çıplak yüzüstü yatıyorum. Arkamda bir erkek, yüzü fotoda gözükmüyor. Cinsel organı arka tarafımda. Diğeri ben yan şekilde ayaklarım ayrı arkamda yine erkek üzerime doğru. Diğer fotoğrafta ise hem o şahıs, hem erkek önümde, arkamda erkeğin yüzü gözükmeyecek şekilde. Şahıs esmerimsi gibiydi. Az tüylü göbek yok denecek kadar az. Tüm hatırladığım bu.”

“300 bin liradan fazla verdim”

Avcı, “Görür görmez elindeki telefona yapıştım, elini kıracaktım neredeyse sinirden. ‘Bırak bağırırım’ dedi. ‘Fotoğraflar başkasında da var’ dedi. Tartışıyoruz ama dükkan kalabalık olduğu için hiçbir şey yapamıyorum. Başımdan aşağıya kaynar sular inmişti. Şahıs bana bakacaksın okulum bitene kadar, yoksa bu fotoğrafları sosyal medyada yayınlarım, hem senin, hem babanın iş yerine, eşinin iş yerine bastırıp bastırıp dağıtırım. Tüm Muğla sokaklarının direklerine asarım’ dedi” diyerek Pınar Gültekin’e bu süreçte 300 bin liradan fazla para verdiğini, bazı mafyatik grupların kendisini tehdit ettiğini iddia etti.

“Parayı verip, fotoları almak için yayla evine götürdüm”

“Borç batağına girdim. Hala bir sürü borcum var. O yüzden son zamanlar iyi geçinmeye çalışıp fotoğrafları almak istiyordum. Benden telefon almamı istedi. ‘Ben zaten Muğla’ya geleceğim, geldiğimde sana haber vereceğim’ dedi. Bana telefonu ve her ihtimale karşı parayı hazırlamamı söyledi. Karım görmesin diye telefonu yayladaki eve bıraktım.”

“Beni AVM’den al dedi. Yanıma 19-20 bin lira para aldım. Parayı verip fotoları alayım diye. Yayla evinde telefonu ve parayı vererek fotoları istedim. ‘Çık hayatımdan’ dedim. Bana ömür boyu bakacaksın diyerek bağırıp çağırdı. Çantasından bıçak çıkarıp boğazıma doğru salladı. Hiç beklemiyordum. Kurtulmak için dirseğimi siper etmeye çalışırken kolumu bıçak kesti.”

Pınar Gültekin
Pınar Gültekin

 

“Bir erkek için çok zor”

Avcı, “Ayrıca 19 Temmuz Pazar günü Pınar’ın kardeşi S. Gültekin beni aradığında WhatSapp’tan bir sürü cevapsız çağrı vardı. Sonra ben normalden aradım. İyi ki de normal aramışım. Kaydı çıkar. S. Gültekin, ‘kardeşim seni sürekli tehdit edip para alıyordu. Tamam kardeşimin yaptığı doğru değil biliyoruz ama kardeşime ulaşamıyoruz. Sen biliyor musun’ dedi. Yani benden tehdit ve şantaj ile para aldığını tüm ailesi de biliyordu. Bu anlattıklarımı en başından anlatamadığım için çok özür dilerim. Her şeyi doğru ama eksik anlatmıştım. Çok utanıyorum anlatamadım. Hala utanıyorum. Bir erkek için çok zor” dedi.

Avcı tüm bu iddialarının ardından Pınar’ı öldürdüğü anları yeniden anlattı ve telefonu fotoğrafların görülmesini istemediği için kırdığını ekledi.

“İlişkimizi ailem ile kızıma anlatmakla tehdit etti”

Katil Avcı iddianameye giren ifadelerinde Pınar’ı nasıl öldürdüğünü ayrıntılı olarak anlatmıştı. Ayrılmak istediği Pınar’ın kendisini, ilişkilerini ailesi ile kızına anlatmakla tehdit ettiğini öne süren Avcı, şunları söyledi: Pınar ile bir gün önce WhatsApp’tan buluşmak istediğini yazdı. Ertesi gün buluşmayı kabul ettim amacım ilişkimi bitirmekti. Yanımda yüklü para vardı. O parayı verip tamamen kurtulmak istiyordum. Kötekli’den 48 ADJ 946 plakalı Ford Cuorn tarzı bir araçla gelip, AVM’nin karşısında bulunan ışıklardan Pınar’ı aldım. Saat 15.00 sıralarıydı. Karabağlar Yaylası’ndaki babamın evine gittik.

“Yerdeyken yüzüne bir yumruk daha attım”

‘Benden ne istediğini’ sordum, tartıştık. Pınar çantasında getirdiği bıçağı çıkarıp, önce kendi boğazına sonrasında da benim boğazıma doğru yaklaştırınca, yumruk attım. Yere düşüp, başını çarptı. Sanırım başının arka kısmını yere çarptı. Biraz kan aktı. Yerdeyken yüzüne bir yumruk daha attım.

Hatırladığım kadarıyla yere düştükten sonra bir kere vurdum. Hareket etmediğini fark ettim ve boğazını 15-20 saniye kadar sıktım. Nefes alıp almadığını, tepki verip, vermediğini kontrol ettim ancak nefes almıyordu. Sonrasında ne yapacağımı bilemedim. Yerde yatar vaziyette duruyordu, 5-10 dakika bir şey yapmadan bekledim. Herkesin öğrenmesinden çok korktum. Ne yapacağımı bilemedim.

 “Varili evin içerisine getirdim”

Avcı ifadesini şöyle sürdürdü: Aklıma ailem geldi. Ne yapacağımı düşünmeye başladım. Aklıma bahçedeki varil geldi. Bu varil bahçedeki çöpleri ve benzeri şeyleri yakmak için kullandığımız bir varildi. Varili evin içerisine getirdim. Pınar’ı varilin içerisine koymak istedim ancak elimden kayıyordu.

“Üzerine odun atmak suretiyle yakmaya çalıştım”

Sabit tutmak için orada bulunan ipi boğazına sardım. Bir elimle ayaklarından diğer elimle de boğazına sardığım ipten tutarak varilin içerisine koydum. Bu sırada Pınar’da herhangi bir hayat emaresi yoktu. Daha sonra varili evin içinde, üzerine odun atmak suretiyle yakmaya çalıştım.

“Benzin almak için aracıma bindim”

Evin içi duman doldu, varili tuvalet tarafına götürdüm. Varil evin içinde yanmayınca ve evi duman kaplayınca endişeye kapıldım. Varilin evde yanmayacağını anladım. Sonra Pınar’ın telefonunu yanıma alıp, benzin almak için aracıma bindim.

“Telefonu Akyaka’da sinyal versin diye…”

İlk önce yayla tarafına gittim, ne yapacağımı bilemeden korkarak geri döndüm. Pınar, Akyaka’da kalıyordu. Telefonu ‘Akyaka’da sinyal versin’ diye oraya doğru yola çıktım. Akyaka Kavşağı’na vardığımda alt geçitten yeni yapılan yerden geri döndüm. Kavşağa yaklaşık 1-2 kilometre kala Pınar’ın sim kartını telefondan çıkardım ve dişimle ısırarak kırdım, parça parça camdan attım. Muğla’ya döndüm. Eve gidip, tişörtümü ve şortumu değiştirdim. Sonrasında deterjan ile tişörtü çitiledim.

“Üzerine benzin döküp, yaktım”

Daha sonra akaryakıt istasyonundan 2 adet 1,5 litrelik pet şişede benzin ve aracına mazot aldığını aktaran Avcı, şöyle devam etti: Tekrar yaylada bulunan eve döndüm. Evin içindeki varili bahçeye çıkardım. Varilin içerisine biraz tahta parçası attım, üzerine benzin döküp, yaktım. Benzini bir anda dökmemle alev yükseldi. Bahçede bulunan asma çardağının bir kısmı ve ağaç yaprakları yandı. Alevleri, yan komşu Melek teyze gördü ve ‘Ne yaptın yangın çıkacak’ dedi. ‘Plastik kasalar var onları yaktım’ deyince, ‘Bu havada yangın çıkar yakma’ dedi ve gitti. Ben de daha sonra iş yerime geldim, çalıştım. Ara ara giderek yanıp yanmadığını kontrol ettim.

“Cesedi varilde dereye attım”

Katil zanlısı Avcı ifadesinin son kısmında da şöyle konuştu: Gece saat 23.00 gibi gittiğimde varilin içerisine su dökerek söndürdüm ve palet yardımı ile üç basamak aşağıda olan depo gibi bir yere koydum. Sonra evime gittim, yattım. Olanları kimseye anlatmadım. Ertesi gün saat 15.00-16.00 gibi dükkandan yemek için çıktım. Yaylaya gittim. Aracı yanaştırmıştım, kapılarını da kimse görmemesi için açmıştım. Balyozla, varilin ağzını küçültmek için yamulttum. Varili paletin üzerine yerleştirdim. Paleti varille birlikte kaldırarak aracın içerisine ittim. Varili aracın arka kısmına yerleştirdim ve beton döktükten sonra ağzını yumdum.

“Sonra hiçbir şey olmamış gibi eve gittim”

Arabaya binip, Dirgeme yoluna varmadan Gülağzı tarafına ayrılan yola döndüm. 1-1.5 kilometre sonra yolun sağ tarafına yanaştım. Aracı geri geri yanaştırdım. Arkasını dereye doğru verdim. Arka kapıları açtım ve yine palet yardımı ile varili indirdim. Sonra hiçbir şey olmamış gibi eve gittim. Pınar’ın arkadaşları beni aradı birkaç gün sonra. Ben de Pınar’ı hiç görmediğimi söyledim.

GazeteMAG Arşiv Haberler

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmanız için çerez kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanmayı kabul etmiş sayılırsınız.TAMAMDetaylı bilgi için tıklayınız.