‘Ekrem İmamoğlu artık tüm İstanbul’un adayıdır’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul seçimlerine ilişkin kararına yönelik “Milletin vicdanı kanıyor. Bizim de vicdanımız kanıyor. Adaletsizlik karşısında susan dilsiz şeytandır. Adaletsizlik varsa mücadele etmek de bizim namus borcumuzdur.” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, bu grup toplantısının diğerlerinden farklı olarak sadece “hak, hukuk, demokrasi, hiç kimsenin ötekileştirilmediği bir Türkiye ve vatandaşın vicdanı” konularını içereceğini söyledi.

İktidarın, yerel seçimler öncesinde il il, ilçe ilçe gezerek partisine iftiralar attığını savunan Kılıçdaroğlu, vatandaşın sağduyusuna ve ferasetine güvendiğini dile getirdiğini anımsattı.

Vatandaşın sandıkta tercihini demokrasiden, hukuktan, adaletten ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’ndan yana kullandığını ifade eden Kılıçdaroğlu, kaybettikleri diğer illeri sineye çeken iktidarın, İstanbul seçimlerinde “kumpas kurmaya başladıklarını” ileri sürdü.

Kılıçdaroğlu, “Neye kumpas? Demokrasiye, milletin iradesine kumpas kurmaya kalktılar. Kimle yaptılar kumpası? Yüksek Seçim Kurulundaki sözde bazı hakimlerle bu kumpası birlikte kurdular. Demokrasi adına utanırlar mı, bilmiyorum. Çocuklarıyla karşılaştıklarında, çocuklarının yüzlerine bakarlar mı bilmiyorum. Kendilerine hakim denildiği için utanırlar mı onu da bilmiyorum ama gerçek yüzlerini sizlere anlatacağım.” diye konuştu.

YSK’nin, seçimlerin adaletli ve dürüst şekilde yapılmasını öngören bir yasası bulunduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, adalet ve dürüst davranan bir YSK istediklerini vurguladı. Daha önceki kararlarının arkasında duran bir YSK istediklerine işaret eden Kılıçdaroğlu, “Esen rüzgara göre karar veren değil, kanuna göre, hukukun üstünlüğüne ve vicdana göre karar veren bir mahkeme, YSK istiyoruz. Gelen talimata göre karar veren bir Yüksek Seçim Kurulu değil.” ifadelerini kullandı.

“Hakim dediğin, vicdanına göre karar verir”

Kemal Kılıçdaroğlu, YSK’ye seçim sonrası yapılan itirazlar nedeniyle İstanbul’da ilçelerdeki oyların sayıldığını ancak sonucun değişmediğini belirterek, daha sonraki süreçte ise Büyükçekmece’de vatandaşların evlerine baskınlar düzenlendiğini ve sahte tutanaklar tutulduğunu ileri sürdü. Bu olaya CHP’li milletvekillerinin müdahil olduklarını ve gerçekleri hakimlerin önüne koyduklarını anlatan Kılıçdaroğlu, bu konuda itiraz edilecek bir şey kalmadığını söyledi.

İstanbul seçimlerine yönelik itiraz sürecinde, seçilen 57 sandığın da sayıldığını ancak sonucun yine değişmediğini anlatan Kılıçdaroğlu, kısıtlı seçmenlere yönelik itirazın da sonuca etki etmediğini anımsattı. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Baktılar bu iş olmuyor. Ne yapacağız? ‘Sandık kurullarının oluşumunda bir hata var.’ dediler. İyi de sandık kurullarını biz oluşturmadık, AK Parti de oluşturmadı. Nasıl oluşacağı kanunda var. Hakimler yaptı, seçtiler. Ne zaman yaptılar bunu? Cumhurbaşkanlığı seçiminde, daha önceki seçimlerde, bu son seçimlerde yaptılar. İtiraz var mı? Yok. Listeler kesinleşmiş. Bunların değişmesi lazım. Bunu gerekçe göstererek verilen mazbatayı iptal ettiler. ‘Hakim’ dediğin adam, verdiği kararın arkasında duran adamdır, esen rüzgara göre yön veren, karar değiştiren değil vicdanına göre karar veren adamdır. Hakim dediğin adam, satılık adam değildir. Hakim dediğin kişi siyasal baskılara boyun eğen adam değildir, vicdanıyla, adaletle karar veren kişidir. Adaletin olmadığı bir devlet ayakta kalmaz. Adalet, mülkün, devletin temelidir. Milletini iradesine kumpas kurdular, 7 tane hakim aracılığıyla.”

“YSK, benzer itirazlarını reddetti”

Kılıçdaroğlu, İstanbul seçimlerine yönelik itirazın benzerlerinin daha önce Bursa Kemalpaşa ilçesi ile Erzurum Pasinler seçimlerinde oy birliğiyle reddedildiğini belirterek, “İstanbul’a, diyor ki: Bunu reddetmeyeceğim.” diye konuştu.

AK Parti’li yetkililerin İstanbul seçimlerine yönelik iddialarının, hayatta olsa Aziz Nesin’in yeni kitaplarına esin kaynağı olabileceğini savunan Kılıçdaroğlu, “(CHP yapmadı ama bilmediğimiz birilerinin henüz tam olarak bilmediğimiz bir şeyler yaptığını biliyoruz.) Cümleyi anladınız mı bilmiyorum ama o 7 hakim anladı bunu. Ki onlar Yüksek Seçim Kurulu içindeki çetenin organlarıdır. İtirazlarına devam ediyorlar. ‘Bu işte bir gariplik olduğunu hissediyoruz, onun için itiraz ediyoruz.’ Nasıl olur da CHP kazanır? Bunun bir gerekçesi var mı? Hayır. Oturuyorlar, iptal kararı veriyorlar YSK içindeki çete mensubu 7 sözde hakim.” dedi.

Kılıçdaroğlu, köşe yazarı Deniz Zeyrek’in İstanbul seçimlerine yönelik iddialarını aktararak, “O 7 çete mensubu, arka kapıdan AK Parti’nin belli çevreleriyle diyalog kurarak, bu seçimi iptal ettirmeye çalışıyordu. Bunları biliyorduk, gözlüyorduk, okuyorduk zaten.” diye konuştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile birlikte YSK üyelerine yönelik 7 maddelik bir çağrı yaptıklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, kanuna ve yasalara uyması gereken YSK üyelerinin, seçimde kaybedenlerin devletin gücünü kullanarak ürettikleri yasa dışı gerekçeleri de reddetmesi gerektiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, YSK üyelerinin iktidar sahiplerinin kurduğu baskılara boyun eğmemesi, düğme bulunmayan cübbesine uygun olarak dik ve onurlu durması gerektiğini; demokrasi değil seçimsiz bir Türkiye isteyen iktidar sahiplerine “dur” demesi gerektiğini ilettiklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“YSK, hukukun üstünlüğünü esas alarak karar vermek zorundadır. YSK’de hakimler mi var, yoksa iktidar sahiplerinin taşeronlaştırmak istediği kişiler mi var? Oturup buna karar vereceksiniz. Bugün geldiğimiz noktada iktidar sahiplerinin YSK’de çete mensubu 7 taşeronu vardır. İktidar sahiplerinin güçlerini kullanarak demokrasiye karşı kurulan kumpası YSK bozmak zorundadır. ‘Bu, YSK’nin tarihsel sorumluluğudur.’ dedik. Bunların hiç birisine uymadılar. 7 kişi gitti, diz çöktü, el etek öptü. Allah bilir ne vaatlerde bulundular, Ramazan gününde haram yediler. Kul hakkı yemek, ne zamandan beri hakimlerin görevi oldu? Vatandaşın iradesine kumpas kurmak ne zamandan beri çete mensubu hakimlerin görevi oldu? Biliyorum, bunu söyledim diye tazminat davası açacaklar. Açmazsanız namertsiniz.”

“YSK’de görev yapan çete mensubu sözde hakimler”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “YSK’de yuvalanmış çete” olarak nitelendirdiği 7 hakimin ad ve soyadlarını tek tek okudu; toplantıyı dinleyenler de yuhaladı.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Bunlar YSK’de görev yapan çete mensubu sözde hakimlerdir. Neden çete mensubu diyorum? Bir sandık koymuşsunuz, vatandaş gelecek oy kullanacak. Büyükşehir Belediye Başkanı, İlçe Belediye Başkanı, Belediye Meclis Üyesi ve muhtar için oy kullanacak. Hepsini tek bir zarfa koyuyor, aynı sandığa atıyor. Bu çete mensubu beylere sormak gerekiyor, seçim yenilenecekse 39 ilçenin hepsinde yenilenir, sahtekarlık varsa. Neden sadece büyükşehir belediye başkanlığı? Neye göre karar veriyorsun? ‘Sadece Büyükşehir Belediye Başkanlığını iptal ediyorum, mazbatanı geri alıyorum.’ Niçin? ‘Talimat geldi, boynumuz kıldan ince. Ben de çete mensubuyum. Çetenin reisi talimat verdi, bunun gereğini yapmak zorundayım.’ Seçmen aynı, sandık aynı, kurul aynı. Hepsi aynı ama tek bir şey iptal ediliyor. Bana diyorlar ki ‘Siz hukuka saygılı olun.’ Bu hukuka değil, bu hukuka saygı göstermek, adaleti dışlamak, kabul etmemek demektir. Bu gerçekler hepimizin önünde duruyor.”

“Elini vicdanına koy düşün kardeşim…”

Kemal Kılıçdaroğlu, hangi partiden, görüşten, inançtan olursa olsun, aynı bayrak ve vatanda birlikte yaşayan herkesin demokrasiyi birlikte savunması gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bu milleti ve özellikle de İstanbulluların vicdanına seslenmek istiyorum; Sevgili İstanbullu kardeşim, hangi görüşten olursa olsun sandığa gittin, YSK’ye güvendin, ‘Benim attığım oya birileri sahip çıkar.’ dedin. Oyunu kullandın, sandıklar açıldı, günlerce sayım yapıldı. Bütün sayımlar yapıldı, elini vicdanına koy düşün kardeşim, sadece sadece bir kişi çıktı, o çıkanın adı da Ekrem İmamoğlu’dur. Heyet orada, sandık kurulu orada. Sayımlar yapıldı, her partiden insanlar var orada. Sonuç belli. Şimdi iptal ediyorsun. Neye göre? Milletin vicdanı kanıyor. Bizim de vicdanımız kanıyor. Adaletsizlik karşısında susan dilsiz şeytandır. Adaletsizlik varsa mücadele etmek de bizim namus borcumuzdur.”

arşiv haberler

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmanız için çerez kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanmayı kabul etmiş sayılırsınız. TAMAM OKU