Barış Durmaz ilk kitabı “Zor” ile kitapseverlerin karşısına çıktı

İnşaat teknikeri olan ve aynı zamanda felsefe-psikolojiye ilgi duyan Barış Durmaz, ilk kitabını beğeniye sundu. 31 yaşındaki Durmaz’ın ilk romanı “Zor” İkinci Adam Yayınevi tarafından yayımlandı.

Yeraltı edebiyatına katkıda bulunan kitap, babası tarafından sürekli olarak fiziksel ve psikolojik şiddet gören ve sağlıklı olmayan bir aile içinde yetişen İrina isimli Moldovalı genç bir kızın, annesini ve kendisini kurtarmak adına şiddete karşı açtığı savaşı konu ediniyor. Eseriyle ilgili Durmaz, “Kitabı yazmaya başlamadan önce; yazacağım kitabın Türkiye’de henüz sınırları tam olarak belli olmayan ve bünyesinde yeteri kadar eser barındırmadığını düşündüğüm yeraltı edebiyatına küçük de olsa bir katkı sağlaması amacı güttüm. Kitabı bu yüzden karamsar duygular eşliğinde yazdım” diyor.

Barış Durmaz kimdir?

Barış Durmaz, 15 Ekim 1989 tarihinde Üsküdar, Türkiye’de doğmuştur. İlköğrenimini İstanbul Tuzla’daki, Tuzla Atatürk İlköğretim Okulu’nda bitirdi. Lise öğrenimini 2006 yılında Tuzla Lisesi’nde tamamladıktan sonra, 2008 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnşaat bölümünü kazanarak Çanakkale şehrine yerleşti. Üniversite eğimini tamamladıktan sonra İstanbul’a döndü ve 2014 yılının ocak ayına kadar alanı dışındaki geçici işlerde çalışmaya başladı. Daha sonra inşaat alanında çalışmaya karar vererek yurtdışına çıktı. Libya, Kazakistan ve Rusya ülkelerinde Teknik Ofis Uzmanı olarak çalıştı. Bu sırada ikinci üniversite öğrenimini yapmak istedi ve Uludağ Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Dramatik Yazarlık bölümünü kazandı. Felsefe ve psikolojiye büyük bir ilgi duyan yazar, Hakan Günday hayranı olup, günümüzde Rusya’nın Moskova şehrinde hayatını sürdürmektedir.

Barış Durmaz
Barış Durmaz

Romanın konusu

İrina, Moldova’da yaşayan ve aile içi şiddete maruz kalmış on altı yaşına girmek üzere olan bir kızdır. Babası Dimitri, yıllardır İrina ve karısı Dina’ya hem psikolojik hem de fiziksel olarak şiddet uygulamaktadır. Bunun sonucu olarak İrina’da bazı psikolojik uyumsuzluklar ortaya çıkmaya başlamış; evde yaşanan bir kavga sonrasında, kendi ruhundaki uyumsuzlukları ve şiddetin doğasını sorgulamaya başlamıştır. Çok sevdiği annesinin daha fazla zarar görmemesi için, onu kocasından boşanmaya ikna etmeye çalıştıysa da başarılı olamayacağını anlamış ve olayları kendi kontrolü altına almak için kendi deneyimleri ve fikirleri ışığında çözümler üretmeye başlamıştır. Her ne kadar şiddeti şiddetle çözmek istemese de, gerek babasının ilişki içinde bulunduğu tehlikeli sosyal yapı, gerek kendi karakterindeki hırs, şiddet ve huzurlu bir yaşama duyduğu özlem onu bu yola sürüklemiştir. Araştırma süreci içinde İrina, bir taraftan kendi benliğinin çatlaklarından sızan iç sesleriyle mücadele ederken, diğer taraftan da şiddete karşı tek başına verdiği mücadele içinde korkunç gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalmıştır.Romanı İnna isminde bir kadına ithaf etmiştir.

GazeteMAG Arşiv Haberler

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmanız için çerez kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanmayı kabul etmiş sayılırsınız. TAMAM Detaylı bilgi için tıklayınız.