İnternet Magazin Haber Gazetesi

DİKKAT! Bu bilgiler ezber bozuyor

Toplumda genellikle “hamilelik şekeri” olarak ifade edilen “hamilelik diyabeti” her hamileliğin son 3 ayına girildiğinde çıkabilen metabolik bir durum. Bu dönemde plasentadan salgılanan ve bebeğin son üç ayda hızla büyüyerek gelişmesini sağlayan hormonal değişimler anne adayında insülin direncine, bazen de kan şekerinin yükselmesine yol açabiliyor. Kan şekerinin yüksekliği bebekte yağ dokusunun çok artması sonucu iri bebek olmasıyla sonuçlanıyor. İri bebekler de doğumda doğum kanalı travmalarına açık bebekler oluyor, doğum sonrası uzamış sarılık sorunu ile karşılaşabiliyor, yaşamlarının ileri dönemlerinde tansiyon, diyabet hastalığı gibi metabolik hastalıklara yatkın bireyler oluyor. Bu nedenle hamilelik diyabetinin erken dönemde farkına varılarak önlem alınması, bebeğin sağlıklı olması için çok önemli. Ancak eş dost arasında konuşulan kulaktan dolma hatalı bilgiler hamilelik diyabetinin erken dönemde tespit edilmesini güçleştirebiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, hamilelik diyabeti hakkında doğru sandığımız hatalı bilgileri anlattı, önemli önerilerde bulundu.

Yanlış: Ailede diyabet hastası olmayan anne adayında hamilelik diyabeti gelişmez.

Doğrusu: Hamilelik diyabeti hamileliğin 24. haftasından sonra bebeğin büyüme ve gelişmesi için plasentadan salgılanan hormonların yol açtığı insülin direnci nedeniyle gelişiyor. Dolayısıyla ailede diyabet öyküsü olsun olmasın her hamilede ortaya çıkabiliyor.

Yanlış: Hamilelik boyunca çok az kilo alınırsa hamilelik diyabeti olmaz.

Doğrusu: Hamilelik sırasında az ya da çok kilo alan, hamile kalmadan önce kilolu ya da zayıf olan tüm anne adaylarında hamilelik diyabeti gelişebiliyor. “Zayıf olmak veya hamilelikte az kilo almak hamilelik diyabetinin gelişmeyeceğinin göstergesi olmuyor.” diyen Dr. Özlem Sezgin Meriçliler şu bilgileri veriyor: ”Ancak hamilelik öncesinde fark edilmemiş glukoz metabolizma bozukluğu olan ve hamilelik sırasında hızla ya da aşırı kilo alanlarda bu durum 24. haftadaki şeker taramasında fark edilerek hamilelik diyabeti zannedilebiliyor. Bu annelerde doğum sonrasında diyabet hastalığının ya da glukoz metabolizma bozukluğunun devam ettiği sıklıkla gözleniyor. Bu nedenle ailede diyabet öyküsü olan hamilelerin genetik olarak diyabet hastalığına yatkınlık taşıdıklarını akılda tutarak sağlıklı beslenmeleri ve hamilelik süresince kilo alımını düşük tutmaları çok önem taşıyor.”

Yanlış: Daha önceki hamileliğinde bu tabloyla karşılaşılmadıysa hamilelik diyabeti gelişmez.

Doğrusu: Daha önceki hamileliğinde “hamilelik diyabeti” geçirmiş olmak sonraki hamilelikler için olumsuz bir risk faktörü. Ancak daha önceki hamileliğin diyabet açısından sorunsuz olması, bir sonraki hamilelikte “hamilelik diyabeti” gelişmeyeceğinin garantisi olmuyor. Bu nedenle her hamilelik kendi içinde değerlendiriliyor ve 24. haftada diyabet ihtimali araştırılıyor.

Yanlış: Hamilelik diyabeti yenilen miktarlar azaltılarak kontrol edilebilir.

Doğrusu: Hamilelik diyabeti olan bir hamilenin düşebileceği en büyük yanılgı, yediklerini azaltarak bu durumu kontrol edebileceğini düşünmesi oluyor. Bebek gelişimi için annenin aldığı kalori çok önemli. Özellikle son 3 ayda en kilolu hamilelerde bile kilo verdiren düzeyde bir kalori kısıtlamasından kaçınmak gerekiyor, çünkü bebeğin büyüme ve gelişmesi bozuluyor. Hamilenin kendi yaptığı diyetlerle aldığı kalori miktarı bebeğin ihtiyacının altına inebiliyor. Hamilelik diyabetinin takibinde son 3 ayda anne adayının yüksek kalorili ama kalori içeriğinin kan şekerini yükseltmeyen gıdalardan oluştuğu bir diyet yapması gerekiyor. Böyle bir diyet mutlaka profesyonel bir dokunuş gerektiriyor, hamilelik diyabeti tanısı alan her anne adayının doğuma dek mutlaka diyetisyen eşliğinde diyet yapması gerekiyor.

Yanlış. Hamilelik diyabeti hamileliğin başında gelişir. Hamilelik başında yapılan tahliller normal ise hamilelik diyabeti yoktur.
Doğrusu: Hamilelik diyabeti hamileliğin başında değil son 3 ayına girdikten sonra, yani 24. haftadan sonra gelişiyor. Bu nedenle 24. haftadan önce yüksek bulunan kan şekeri hamileliğe ait olmuyor; anne adayının hamilelik öncesinde sahip olduğu ve fark edilmemiş bir glukoz metabolizma bozukluğuna bağlı olduğu şeklinde yorumlanması gerekiyor. Bu durumda annede doğumdan sonra da şeker metabolizma bozukluğunun devam etme riski yüksek oluyor.

Yanlış: Hamilelikte şeker yükleme testi zararlıdır

Doğrusu: Şeker yükleme testi tüm dünyada uygulanan, glukoz metabolizma bozukluklarının tanınmasında hala altın standart olarak kabul edilen bir test. Hamilelerde yapılması hem bebek hem anne açısından son derece güvenlidir. Standart bir şeker yükleme testinde yaklaşık 2.5-3 dilim baklavanın içerdiği kadar şeker veriliyor. Bu testin baklava veya başka bir aynı oranda şeker içeren gıda yerine sadece şeker kullanılarak yapılmasının nedeni, gıdaların içindeki protein, yağ ve diğer karbonhidratların şeker emilimini değiştirmesi. Saf glukoz ise hemen herkeste aynı hızla emiliyor. Bu emilime vücudun verdiği normal yanıt bilindiği için karşılaştırma yapılarak şeker metabolizmasının durumunu değerlendirmek mümkün oluyor.

Yanlış: Aşermeyen hamilelerin şeker metabolizması sorunsuz olur

Doğrusu: Hamilelik diyabetinin aşermeyle hiç ilgisi yoktur.

Yanlış: Hamilelik diyabeti şeker yükleme testi yapılmadan asla saptanamaz

Doğrusu: Her ne kadar hamilelik diyabetinin saptanmasında en iyi yöntem olarak hamileliğin son 3 ayına girince, yani 24-26. haftalarda yapılan şeker yükleme testi kabul edilse de, tanı amacıyla başka bir yöntem de uygulanabiliyor. Bunun için önce anne adayının evde parmaktan alınan kanla kan şekeri takibi yapabileceği ‘glukometre’ denen cihazlardan alınması ve mutlaka sık aralıklarla açlık- tokluk kan şekerlerinin ölçülmesi gerekiyor. En az 2-3 haftalık ölçüm sonuçlarına göre “hamilelik diyabeti var veya yok” denebiliyor.

Yanlış: İnsülin bebeğe zararlıdır

Doğrusu: “İnsülinin bebeğe ve anne adayına zararı yoktur, hatta diyabet hastası olan ya da hamilelikte diyabet hastalığı gelişen hamilelerde kan şekerleri diyetle kontrol edilemiyorsa kullanabileceğimiz en güvenli ilaç insülindir” diyen Dr. Özlem Sezgin Meriçliler sözlerine şöyle devam ediyor. “Unutmayın ki insülin aslında doğal bir hormon. Hamilelik diyabetinde insülin kullanılması gerekse dahi doğumla birlikte bu insülin hemen kesiliyor.”

Yanlış: Hamilelik diyabeti doğum sonrasında tamamen düzelir

Doğrusu: Hamileliğin son 3 ayına girince ortaya çıkan hamilelik diyabeti doğum sonrasında düzeliyor. Ancak hamilelik diyabeti tanısı alan bazı anne adaylarında, aslında hamilelik öncesi fark edilmemiş bir şeker metabolizma bozukluğu son 3 aya girince yapılan taramalarda ortaya çıkıyor ve bu durum hamilelik diyabeti zannediliyor. Bu anne adaylarında doğumdan sonra şeker metabolizma bozukluğunun devam etme veya doğumdan birkaç yıl sonra diyabet hastalığı gelişme riski çok yüksek oluyor.

GAZETEMAG ARŞİV

Bu habere yorum yapabilirsiniz